Kadın Mühendis Olmak Çilesi

şöyle havalı bir pozum olmadı.

Gökdelen tepesinde baretimle hayal ederek girdiğim İnşaat mühendisliğinden mezun olup; ameleler içerisinde popomu saklamak gerçeği ile karşı karşıya kaldığımda, her şeyin çok geç olduğunu anlamıştım. Kadın olmak ülkemizde zaten zorken, kadın mühendis olmak bambaşka sıkıntı!

Tercihler kaderimizi belirliyor. Bir noktadan sonra kaderin karşısında direnemiyorsun. İnşaat mühendisliği bölümünü büyük bir heyecanla yazdım. Kendime örnek olarak aldığım dayıcığımın bin türlü uyarı ve engelleme girişimine rağmen inat ettim ve kazandım. Nereyi kazandığımı söylemeyeceğim ama ufak bir ipucu; güzel bir Karadeniz şehri 🙂

Sürekli yağan yağmurlar, havanın daima kapalı olması…. Şehre bir türlü alışamadım. Bir yandan da İnşaat Mühendisliği‘ nin zor dersleri üstüne binince hayy statiğine de betonarmesine deee…. deyip derslere filan bakasım gelmedi.

Mühendislik fakültesinin beyefendileri eğitim öğretim hayatım boyunca hiç eksik olmadı. Sanki sadece Mühendislik fakültesinden kız bakma şartları varmış gibi gördükleri 3-5 kıza bakmaları tam bir aptallık! Karşımızda Eğitim Fakültesi var. Gidin tonla kız…

Daha mühendislik fakütesinde başlayan kadın olmanın zorlukları, ne kadar zor bir meslek hayatının beni beklediğini gösteriyordu. Şantiyede değil de ofis ortamında çalışırım diye düşündüm…

Ne göreceksin be adam!

İlk iş deneyimimde işin şantiyede öğrenileceği fikri hakimdi. Haklılarda. Dedim ki eğer şantiyede olmak gerekiyorsa bende şantiyede olurum. Sonuçta mühendisim. Sonuçta şefim, amir konumundayım…

Büyük bir baraj şantiyesi… 2 kadın var. Diğer kadın arkadaşım şantiyenin bir ucunda olduğundan anca yemeklerde denk gelirsek görüşebiliyoruz. Dertleşmek, konuşmak ne mümkün…

Mühendis, teknisyen arkadaşlarla aram süper ama gel gör ki sahada konuşmayı bile beceremeyen tiplerle anlaşmaya çalışıyorum. Kadından söz dinlemek istemeyeni, applaaa applaa deyip dalga geçmeye çalışanı…. Çaktırmadan popomu bakmaya çalışanı…

Üzerimde kocaman mont, kazak bilmem ne var… Ne görebileceksin be adam. Hayır gördün ne olacak. Cahiller ordusu… Kaç defa ağladım bilmiyorum. Ortalığı rahat 10 defa birbirine kattığım da oldu 🙂

Herkes kötü değil elbette. Aralarında çok iyileri de var. Abim gibi sevdiklerim de… Fakat %90 ‘ı karaktersiz, basiretsiz insanlar…

Sabredip projeyi bitirdiğimde, ortama bir şekilde adapte olduğumu ve saha deneyimi kazandığımı gördüm… Bugün eğer iş yönetimi konusunda kendime güveniyorsam o yıllara çok şey borçluyum… Orası ayrı konu.

Kombin yapmak imkansız

Makyajımı yapıp tıkır tıkır giyinerek işe gitmek hiç nasip olmadı. Hayalimde ki rezidanslarda, gökdelenlerde proje çizen güzel bakımlı kadından eser yok. Arkasında kocaman firma logolu yeşil mont, ayakta botlar… Kombin yapmak imkansız kızlar. Her yer çamur deryası. Hayatta kalmak 1. hedefiniz. Güzel kalmak sonraki mesele 🙂

Neyse ki kurumsal bir firmada çalıştığım için patronlarla bir sorunum hiç olmadı ama müdürlerimle herkes gibi sorunlar yaşadığım oldu. Kadın mühendis olmak ya da erkek mühendis olmak fark etmiyor. Mühendis her zaman sorun yaşar. Mühendislik zaten sorunları ortadan kaldırmak üzerine kurulu.

Olumlu olumsuz daha çok fazla kadın mühendis olmak konusuna devam edebilirim ama uzadıkça okunmaz bir hal alacak 🙂 Diğer yazılarda devam edeceğim. Sevgilerle mühendisia.

queen

muhendisia 'nın editörü ve kraliçesi :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir